Darbeciler Yargılansın
12 Mart muhtırasının üzerinden 38 yıl geçti. Gelişimi ve sonuçları itibarıyla unutulmaması gereken bir darbeydi. 12 Mart öncesine bir göz attığımızda, şöyle bir görünümün arz ettiğini söyleyebiliriz.
Bir yanda dünyada yükselen bir sol hareket, dünya 68 gençliği hareketinin Türkiye’ye yansıması, diğer yanda gelişen işçi sınıfı hareketi ve sosyalist hareket, 12 mart öncesi dönemde Türkiye işçi partisi (TİP) 15 milletvekili ile temsil ediliyordu parlamentoda. Bu tabloyu yaşamın ve insanlığın aleyhine döndürmek için devrimci muhalefeti bastırmak ve “istikrarı” sağlamak adına 11 ilde sıkı yönetim ilan edildi. “Balyoz Harekatı” adı altında işçi, emekçi, sol, sosyalist, aydın ve devrimcilere saldırıldı.
Anayasada değişiklikler yapılarak temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra çalışanların düşünce ve örgütlenme özgürlükleri kısıtlandı. Binlerce ilerici, devrimci, sosyalist, aydın gözaltına alındı. İşkencelerden geçirildi ve cezaevlerine dolduruldu. Onlarcası öldü.
12 Mart 1971 darbecilerinin yargılanmayışı 12 eylül darbecilerini cesaretlendirmiştir. Son 30 yılda ise egemenler klasik askeri darbelere gerek görmeksizin 28 şubat ve benzeri yöntemlerle gerekli gördüğü biçimde uyarılarını ve müdahalelerini yapmışlardır.
Deniz gezmiş ve arkadaşları bugün hala tartışılan bir kararla idam edildiler. Mahir Çayan ve arkadaşları Kızıldere’de katledildiler. Bizler darbelere, darbe hukukuna karşı mücadelemizi, darbelerin olmayacağı özgür ve demokratik bir ülke yaratana kadar sürdüreceğiz.
Petrol iş sendikasının konferans salonunda 12 mart içinde olmak üzere mart ayı içerisinde tarihten bu güne yaşanan toplumsal sosyal siyasi gerçeklikler sorgulandı . Bu önemli süreçleri doğrudan yaşamış insanların tanıklığı eşliğinde deyim yerindeyse sesli tarih okuması yapıldı hazırlanan slayt gösterimi de o günleri belleğimizde bir kez daha tazeledi.
SON YAZILAR


Yorum Yapin