Arsiv 'Haber' Kategori

 

Karadeniz İsyandadır

Oca 01, 2010 in Haber

Yirmi bin yarasayı öldürmeyi göze alan Çevre Bakanlığı… Domuz gribi salgınında savrulurken genetiği değiştirilmiş ürünlere kapıyı açmaya kalkışan başka bir bakanlık. Bütün dereleri, ama nerdeyse bütün dereleri borulara sokulacak bir ülke. Daha pek çok şey. Pek çok şey! Ben ne diyeyim?   

Damlaya damlaya göl olur, ne demektir?   

Özel bir okulda küçük öğrenci kız yöneltmişti bana bu soruyu. Konuşma yapmak üzere gittiğim okulda, başka bir öğrenciye, ’sen bir deresin’ demiştim. Dere yoksa sen de yoksun! Neden dere olduğundan söz etmiştim. Vücudumuzun yüzde 70 kadarı su dedim. Bu su, içinde yaşadığımız dünyanın suyudur. Bu su derelerde, göllerde, yağmurlarda vardır. Bitki saplarında, okyanuslarda, bulutlarda vardır. Onlar varsa sen varsın. Böyle demiştim. Sen bir yağmursun da diyebilirdim aslında.
Konuşmanın ardından gelen o soru beni çocukluğuma kadar götürdü. Çünkü bu atasözünü yorumlarken, damlaya damlaya göl olur, ne demektir diye düşünürken, para biriktirmek demek olduğunu öğrenmiştik o vakitler. Ama şimdi bana yöneltilen bu soru karşısında, öğrendiğimin yanlış olduğunu öğrenmiş oldum.
Bir atasözü, yalnızca para biriktirmenin yolunu göstermek için söylenmiş olamaz. Bir gölün nasıl meydana geldiğini, bir derenin nasıl meydana geldiğini de anlatıyor olmalıydı bu atasözü. Bu küçük kız, her damlanın önemli olduğunu ifade eden bir atasözünü bana anımsatmış oldu. Doğadaki her damlanın. Yok ettiğimiz derenin başlangıcını aradığımızda, bulamayız. Bir damla o taşın altında bir damla bu taşın üstünde, bir damla şu otun yaprağındadır. Binlercesi, milyonlarcası akar ve dere oluşur–giderek büyüyen, heyecanlanan bir dere. O dereler göl olur, deniz olur.
Doğu Karadeniz halkı, Anadolu’nun kimi yörelerinde yaşayanlar, derelerine sahip çıkıyor. İstanbul’un göbeğinde ya da derelerinin kıyısında gösteriler yapıyorlar. Rize, şimdilik bu direnişin merkezi durumunda. Senozlular, İkizdereliler, seslerini yükselterek birleşiyor. Horon oynar gibi ellerini havada birleştiriyorlar.
Taşıdıkları pankartlar, bilinçlerini ve kararlılıklarını gösteriyor. ‘Tehlikenin Farkındayız!’ Böyle diyorlar. ‘Karadeniz İsyandadır!’ Böyle yazıyorlar.
Senozlulara ait internet sitesinde bir mektupta okumuştum. Şöyle diyordu: ‘İyiliğin, kardeşliğin, saygının, hürmetin, yardımlaşmanın, hoşgörünün, hatırın varlığının bolca bulunduğu bir beldede yaşıyorduk.’
Bu sözler, derenin yalnızca bir su olmadığını da bilgece anlatıyor. Dereyi yok eden, tüm bu sözcüklerin tersi olan sözcüklerdir, onu da ben yazayım: ‘Kötülüğün, düşmanlığın, saygısızlığın, edepsizliğin, bencilliğin, hoşgörüsüzlüğün, hatırsızlığın varlığının bolca bulunduğu bir beldede yaşıyoruz.’

Karadeniz’i yok etmelerine izin verme!

Bilindiği üzere Doğu Karadeniz’in bir çok vadisinde Hidro Elektrik Santralleri (HES) yapılması planlanıyor. Projelerine karşı hukuk mücadelemizi kazanmış olmakla birlikte istediğimiz sonucu ne yazık ki alamadık. Şirketler mahkemelerin iptal kararlarını uygulamamaktadırlar.

www.karadenizisyandadir.org

Konser Düzenlemek Suç Değildir

Tem 27, 2009 in Haber

Karadeniz Özgürlükler Derneği Tutuklamaları Protesto Etti

Karadeniz Özgürlükler Derneği üyeleri, Grup Yorum’un Karadeniz turnesinin çalışmalarını yaptıkları nedeniyle Trabzon ve Samsun’da tutuklananların serbest bırakılması için yaptığı eylemlerine devam ediyor.

26 Temmuz Pazar günü Süleymaniye geçidinde yapılan eylemde “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “Adalet istiyoruz!”, “Konser nedeniyle tutuklananlar serbest bırakılsın!”, “Halkız haklıyız kazanacağız!” sloganlarını atan Karadeniz Özgürlükler Derneği adına Tarık AKBABA tarafından açıklamada  “Ülkemizde yıllar boyu gelmiş geçmiş tüm iktidarlar, halkın verdiği haklar ve özgürlükler mücadelesini baskılar, işkenceler ve tutsaklıklarla engellemeye çalışmıştır. Bu geleneğin bir devamcısı olan AKP iktidarı da kendisi dışında bütün muhalefeti ve bu muhalefetin asli unsurları olan demokratik kurumları yok etme saldırılarına yeni halkalar ekliyor.” denilerek; Samsun ve Trabzon’da hukuksuzca yaşanan tutuklamalarla 14 kişinin aylardır tutuklu bulunduğu belirtildi.

Tutuklanan 14 arkadaşımızın büyük suçları(!); isteyen herkesin, istediği her gazete bayiinden bulabileceği dergileri dağıtmak ve yine isteyen herkesin istediği kitapçıdan alabileceği kitapları okumak, cep telefonuyla görüşmeler yapmak, yasal bir derneğe girip çıkmaktır. Asıl olarak da türkülere halkın umut dolu sesini katan Grup Yorum’un Karadeniz konserlerini düzenlemektir. “ diyen AKBABA tutuklamaların amacına ulaşamadığını Grup Yorum dinleyenlerinin konserin aktif çalışanı haline gelerek, konserlerin Rize ve Samsun’da coşkuyla gerçekleştiğini vurguladı.

Mahkemelere Katılım Çağrısı Yapıldı

Tutuklanan Trabzon Haklar Derneği üyesi 9 kişinin 14 Ağustos 2009’da Erzurum’da, Karadeniz Özgürlükler Derneği üyesi 5 kişinin 28 Ağustos’ta Ankara’da görülecek duruşmalarına katılım çağrısı yapılan eylem atılan sloganların ardından sona erdi.

Eylemde okunan metni okumak için tıklayın

Samsun ÖDP Teşkilatı İstifa Etti

Haz 14, 2009 in Haber

____________________________________________________________________________

İstifa açıklamasını okumak için tıklayın

Samsun’da Kaza: 9 ÖLÜ

Nis 20, 2009 in Haber

Kale Mahallesi Cumhuriyet Meydanı kavşağında meydana gelen kazada, Ahmet Coduroğlu yönetimindeki kamyon, Kamil Kuşçulu’nun kullandığı minibüsle çarpıştı.

Kazada, minibüste bulunan Sevilay, Ömer ve Ebrol şahin, Necmiye ve Muradiye Kalelioğlu ile Gönül Genç, Duygu Çakır, Hatice Ay, Abdurrahman Cömert hayatını kaybetti.

Yaralanan 9 kişi Samsun’daki hastanelerde tedavi altına alındı.

Darbeciler Yargılansın

Mar 12, 2009 in Haber

12 Mart muhtırasının üzerinden 38 yıl geçti. Gelişimi ve sonuçları itibarıyla unutulmaması gereken bir darbeydi. 12 Mart öncesine bir göz attığımızda, şöyle bir görünümün arz ettiğini söyleyebiliriz.

 

Bir yanda dünyada yükselen bir sol hareket, dünya 68 gençliği hareketinin Türkiye’ye yansıması, diğer yanda gelişen işçi sınıfı hareketi ve sosyalist hareket, 12 mart öncesi dönemde Türkiye işçi partisi (TİP) 15 milletvekili ile temsil ediliyordu parlamentoda. Bu tabloyu yaşamın ve insanlığın aleyhine döndürmek için devrimci muhalefeti bastırmak ve “istikrarı” sağlamak adına 11 ilde sıkı yönetim ilan edildi. “Balyoz Harekatı” adı altında işçi, emekçi, sol, sosyalist, aydın ve devrimcilere saldırıldı.

 

Anayasada değişiklikler yapılarak temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra çalışanların düşünce ve örgütlenme özgürlükleri kısıtlandı. Binlerce ilerici, devrimci, sosyalist, aydın gözaltına alındı. İşkencelerden geçirildi ve cezaevlerine dolduruldu. Onlarcası öldü.

 

12 Mart 1971 darbecilerinin yargılanmayışı 12 eylül darbecilerini cesaretlendirmiştir. Son 30 yılda ise egemenler klasik askeri darbelere gerek görmeksizin 28 şubat ve benzeri yöntemlerle gerekli gördüğü biçimde uyarılarını ve müdahalelerini yapmışlardır.

 

Deniz gezmiş ve arkadaşları bugün hala tartışılan bir kararla idam edildiler. Mahir Çayan ve arkadaşları Kızıldere’de katledildiler. Bizler darbelere, darbe hukukuna karşı mücadelemizi,  darbelerin olmayacağı özgür ve demokratik bir ülke yaratana kadar sürdüreceğiz.

 

Petrol iş sendikasının konferans salonunda 12 mart içinde olmak üzere mart ayı içerisinde tarihten bu güne yaşanan toplumsal sosyal siyasi gerçeklikler sorgulandı . Bu önemli süreçleri doğrudan yaşamış insanların tanıklığı eşliğinde deyim yerindeyse sesli tarih okuması yapıldı hazırlanan slayt gösterimi de o günleri belleğimizde bir kez daha tazeledi.