Arsiv 'Müzik' Kategori

 

Alper Yılmaz “Clashes”

May 20, 2009 in Müzik

Alper Yılmaz’ın Eylül 2007’de ABD’deki Kayique Records tarafından yayımlanan ve büyük ilgi gören ilk albümü Clashes’i Türkiye’de A.K. Müzik dinleyicilerle buluşturuyor. Besteci, düzenlemeci ve basçı Alper Yılmaz’ın çok katmanlı besteleri onun ABD’den Türkiye’ye, birbirinden uzak coğrafyalara uzanan müzikal ve zihinsel yolculuklarının çatışmalarını ve kimi zaman gerginliklerini yansıtıyor. Alper Yılmaz’ın müziği kimi zaman sinematik unsurlar da içeren farklı ama tekrarlayan temalarla evrililiyor. New York ve İstanbul’un her biri enstrümanının ustası olan müzisyenlerini buluşturan Clashes serbest doğaçlamaya da olanak tanıyan bir müzikal platform. Tüm eserlerin beste ve düzenlemelerinin Alper Yılmaz’a ait olduğu Clashes’in genelinde Yılmaz’ın besteleri ve bas tekniği etrafında şekillenen içerik ve ses yapısıyla beraber birlikte çaldığı her müzisyenin özgün ve çok yönlü yaklaşımını duymak mümkün. Albüm turnesinde ünlü Amerikalı müzisyenler Mike McGinnis(soprano saksofon,klarnet), Nick Kadajski(alto saksofon) ile çalan Yılmaz’a albüm kaydında bu isimlerin yanı sıra David Binney(alto saksofon,vurmalılar), Jon Davis(Rhodes), Andy Sanesi(davul), Matthias Bublath(Rhodes, klavye), Volkan Öktem(davul) gibi müzisyenler de eşlik etti. Türkiye’de Tuna Ötenel ve Janusz Szprot Orkestrası ile çalmış olan Alper Yılmaz, Kaliforniya’da Dave Liebman, Ray Charles, Randy Brecker, Manhattan Transfer, Natalie Cole ile çalmış Mike McMullen ve John Coltrane, Archie Shepp, John Lennon ile çalmış John Tchicai gibi iki çok ünlü saksofoncuyla ortak çalışmalar yaptı. Alper Yılmaz 2000 yılında geldiği New York’ta John Patitucci’nin atölyelerine katılıp Matthew Garrison’ile caz teorisi çalıştı , Adam Rogers ve David Binney’den özel dersler aldı,. Antonio Hart ile doğaçlama ,Michael Mossman ile beste ve düzenleme üstüne eğitimlerine devam ederken caz sahnesinin en çok ümit veren müzisyenlerinden birine dönüştü.

Mert Can Özer “Siyah Kalem Dansı”

May 20, 2009 in Müzik

Elektroakustik, elektronik ya da bilgisayarlı müzik kavramları bir araya geldiğinde akla ilk gelen isimlerden biri Mehmet Can Özer…
Siyah Kalem Dansı, bu müziğin genç nesil temsilcilerinden Özer’in dünyada ilk kez kaydedilmiş altı parçasından oluşuyor. Tını ve çalgı kullanımı açısından çağdaş elektroakustik müzik olarak tanımlanan CD’nin esin kaynağı çoğu kez geçmişe uzanıyor. Bu nedenle ‘geleneksel esinlerin elektroakustik yansıması’ olarak tarif edilebilir.
Siyah Kalem Dansı; kimliği tam olarak bilinemese de 15. yüzyılda yaşamış ve Mehmet Siyah Kalem adıyla sanat tarihine geçmiş bir Türk ressamın; 21. yüzyılda adeta yeniden keşfi… Albüme ismini veren bu parça, insan-cin karışımı doğaüstü güçlerin tasvirlerinin ilhamıyla bestelenip Orta Asya, Türk ve İslam kültürlerinin etkileşiminden yola çıkarak tasarlanmış. Ardından gelen Buz Mağarasında ise yapısal ve kısmen tınısal kaynağını Mevlevi ayinlerinden alıyor. Leibniz’e parçasının motivasyonunu “Neden hiçbir şey olmayabileceği halde birşeyler var” sorusu verirken Klarnet Konçertosu, bu çalgıya yepyeni bir ses alanı ve doğaçlama olanakları yaratıyor. Yansımalar III; Mevlana’nın “Kişinin bilgisi, karşısındakinin anlayabildiği kadardır” düşüncesi üstüne kurulu bir bilgisayar ve keman etkileşimini yansıtırken kapanışını yapan 22 isimli parça, üç boyutlu bir ses ortamında devinim ve döngüsellik kavramlarını sunuyor.
Siyah Kalem Dansı bağlama, divan sazı, perdesiz bağlama, keman, klarnet ve piyano gibi enstrümanları canlı elektronik ses işlemleri ile başkalaştıran ve bu yönüyle geleneksel-çağdaş birlikteliği somut bir örnek oluşturan bir albüm. Mehmet Can Özer de kullandığı bilgisayar programına bu nedenle Aşure adını vermiş.

Mehmet Siyah Kalem’in doğaüstü güçleri tasvir ettiği resimlerle zenginleştirilmiş kitapçığıyla birlikte Siyah Kalem Dansı sadece müzikoloji ve kompozisyon öğrencilerine değil sanatta deneysel-yenilikçi çabalara ilgi duyan herkese hitap edecek.

Zardanadam “Kafam Seninle Güzel”

Nis 21, 2009 in Müzik

Zardanadam üç yıllık bir aranın ardından yeni bir albümle geri dönüyor. Hayatın ve aşkın acımasız bir doğallıkla değişen yüzlerini, hüzünlü bir ironiyle dile getiren Kafam Seninle Güzel, ‘tutunamayanlar’a ya da zar zor da olsa ‘kıyısından yakalayanlar’a yazılmış açık bir mektup. Mektubun iletisi de kendisi gibi açık: Zarları yeniden yuvarlayın!

2001 yılında kurulan Zardanadam, davulda Cem Polat, vokalde Erbatur Çavuşoğlu, ritm gitarda Utku Doğruak, solo gitarda Tolga Kaya, basgitarda Paşa Altın’dan oluşuyor. Bugüne kadar Tamamböceği, Korsan, Dibini Gör ve Kalbim Yok albümlerinin yanı sıra Süreyya ve Sevgililer Günü isimli iki de single yayınlayan Zardanadam, tüm şarkılarını dinleyicileriyle aracısız paylaşıyor.

İlk olarak grubun resmi sitesinden yayınlanacak olan albümün CD formatında çoğaltımı ve dağıtımı Mayıs ayında başlayacak. On şarkıdan oluşan albümün süpervizörlüğünü Deniz Yılmaz, prodüktörlüğünü ise Zardanadam üstlendi. Kayıtları Deneyevi’nde yapılan Kafam Seninle Güzel’in mixlerini Taylan Özdemir, mastering işlemlerini ise Çağlar Türkmen üstlendi. Tüm görsel tasarımları Umut Töre tarafından yapılan albümün ilk klibi Gökçe Pehlivanoğlu yönetmenliğinde Tadım Yok’a çekildi. Kafam Seninle Güzel 13 Nisan sabahı postaya verildi…

Dinlemek isterseniz, Kafam Seninle Güzel aşağıdaki adresde sizi bekliyor:

 www.zardanadam.com

Umut Kaya “Mor Yazma”

Nis 11, 2009 in Müzik

2008 yılının Aralık ayında kendi adını taşıyan ilk albümünü yayınlayan Umut Kaya, albüm ile eş zamanlı olarak Mevsimler Geçerken klibini yayınlamıştı. Mevsimler Geçerken klibinin büyük ilgi toplamasının ardından ikinci videosunu umutkayafan.com ‘da yapılan anket ile seçilen Mor Yazma adlı parçasına çekti.

Umut Kaya’nın albüm hazırlıklarına başlamadan önce yaptığı demo kayıt, İzmir dinleyicisi başta olmak üzere bir çok dinleyicinin beğenisini kazanmıştı. Sevgiliye verilen sözün sembolik ifadesi olarak kullanılan ve kent yalnızlığın enerjik bir şekilde şarkıya yansımasıyla oluşan mor yazma, İzmir’de müziğin kalbi olarak bilinen ve Türk müzik piyasasına çok önemli isimler kazandıran Bornova’da, Bornova Marşı olarak da anılmaktadır. Yıllardır büyük bir beğeniyle farklı ritmi ve sözleriyle dikkat çeken şarkı Office Project Creative’in hazırladığı animasyon kliple, tüm müzik kanalları ve web adreslerinde yayında !

Musa Göçmen “Sessiz Şarkı”

Mar 25, 2009 in Müzik

Musa GÖÇMEN   “Kışladan Sahneye…”

 

Orkestral ve oda müziği  için yazdığı eserlerde, Türk Müziği motiflerimizi kendi üslubu ile işleyip ülkemizi yurt dışındaki çeşitli festivallerde temsil eden Musa Göçmen, uzun bir aradan sonra tekrar sevenleri ile buluşacağı  “Sessiz Şarkı” adlı albümünün çalışmalarını tamamladı. 2009 yılında Avrupa turnesinde, birçok resitaller verecek olan Musa Göçmen, turne öncesi muhteşem bir albümle karşımıza çıkıyor.

 

Rec by saatchi etiketiyle çıkacak olan bu albümde enstrümantal on şarkı bulunuyor. Aynı zamanda eski bestelerindeki melodilerin yeni düzenlemesini de bu albümde dinleyebileceksiniz.

 

Göçmen sessiz sedasız albüm ve konser çalışmalarını sürdürürken hep o ilginç hayat hikâyesi ile akıllarda yer ediniyor. Hayat dizginlerini kendi ellerine almaya karar verdiği an kendi isteğiyle ayrılıyor askerlik mesleğinden ve kışlada başlayan müzik hayatını bir anda sahnelerde yaşamaya başlıyor besteci ve orkestra şefi olarak.

 

İlk müzik eğitimini TSK Mızıka Okulunda alıyor ve daha müzikle ilk tanıştığı dönemlerde beste yapmaya başlıyor. Ama onun gönlünde sadece bando müziği yatmamaktadır. Her alanda beste yapar. Bu çabaları sonucunda başta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olmak üzere hemen hemen tüm orkestralar çaldı eserlerini. Albümler yapar. Ercan Saatçi prodüktörlüğünde DMC etiketiyle çıkmış olan  “The End” ,“The Age” adlı iki albümüyle de adından söz ettirmişti.

 

Göçmen’in aldığı ödüller arasında en anlamlısı; 5. Nejat Eczacıbaşı Ulusal Beste yarışmasında 3.lük ödülü. Çünkü onun müzik çizgisini oluşturan “ özünü kendi kültüründen alan, Çağdaş Senfonik Türk Müziği” o başarı ile tescilleniyor.

 

Şimdilerde Kanada Sol Müzik desteğiyle kendi adına kurulan GOCSO – Göçmen Senfoni orkestrası ile Avrupa turnesine çıkma hazırlığında. Göçmen Senfoni Orkestrası, bünyesinde Jose Carreras, Andrea Bocelli gibi dünyaca ünlü isimleri barındıran yapımcı desteğiyle ülkemizde ilk isme oluşturulmuş özel teşebbüs senfoni orkestra olma özelliğini taşıyor.

 

Ülkemizi yurt dışında birçok festivalde temsil eden Göçmen kışlada başlayan müzik hikâyesini sahneye taşıyan ve hayatı bir anda değişen bir besteci olarak; sanat tarihimizdeki ilginç yerini çoktan almıştır.

 

www.musagocmen.com / www.gocso.com